Apartman ve Site Yönetimi

Kat Mülkiyeti ve Gayrimenkul Hukuku Perspektifiyle Apartman ve Sitelerde Elektrikli Araç Şarj İstasyonu Kurulması

Kat Mülkiyeti ve Gayrimenkul Hukuku Perspektifiyle Apartman ve Sitelerde Elektrikli Araç Şarj İstasyonu Kurulması

Elektrikli araç kullanımının artmasıyla birlikte apartman ve site yaşamında şarj istasyonu kurulumu önemli bir hukuki ihtilaf alanı haline gelmiştir. Uygulamada en sık karşılaşılan durum, kat malikinin otopark alanına şarj ünitesi kurmak istemesi ancak yönetim veya diğer kat maliklerinin güvenlik, ortak alan ve altyapı gerekçeleriyle buna itiraz etmesidir.

Bu mesele yalnızca teknik bir kurulum tartışması değil; mülkiyet hakkı, ortak alan rejimi, teknik kapasite, yangın güvenliği ve ölçülülük ilkesi arasında denge kurulmasını gerektiren çok boyutlu bir uyuşmazlıktır.

Hukuki Dayanak ve Ortak Alan Üzerindeki Etki

Şarj istasyonu kurulumu kat mülkiyeti hükümlerine tabidir. Ortak alanların niteliği ve bu alanlar üzerinde yapılacak müdahalelerin sınırı belirleyici konumdadır.

Kat Mülkiyeti Kanunu m.16 uyarınca ortak yerler tüm kat maliklerinin ortak mülkiyetindedir. Bu alanlar üzerinde yapılacak teknik değişiklikler kolektif mülkiyet rejimini ilgilendirir. Aynı Kanun’un m.18 hükmü kat maliklerine ana taşınmaza ve diğer maliklere zarar vermeme yükümlülüğü getirir. m.19 ise ortak yerlerde değişiklik yapılmasını belirli şartlara ve çoğunluk kararına bağlar.

Buradaki temel tartışma şudur: Şarj istasyonu kurulumu ortak alanın niteliğini değiştiriyor mu, yoksa bağımsız bölümün teknik bir uzantısı olarak mı kalmaktadır? Eğer kurulum fiziksel olarak ortak alanı etkiliyorsa çoğunluk kararı ve teknik uygunluk gerekir. Ancak ortak alan üzerinde kalıcı bir değişiklik yaratmayan ve bireysel sayaçtan beslenen sistemlerde müdahale sınırı daha dar yorumlanmalıdır.

Elektrik Kaynağı ve Kurulum Modelinin Hukuki Sonuçları

Şarj istasyonunun en kritik teknik unsuru elektriğin kaynağıdır.

Şayet sistem kat malikinin kendi elektrik sayacına bağlıysa ve tüketim tamamen bireysel olarak faturalandırılıyorsa, ortak gider artışı oluşmaz. Bu durum diğer maliklerin ekonomik zarar iddiasını zayıflatır.

Bununla birlikte kurulum sırasında kablolamanın ortak alan içinden geçirilmesi, ana panoya müdahale edilmesi veya cihazın ortak yapıya sabitlenmesi gibi işlemler ortak mülkiyet tartışmasını yeniden gündeme getirir.

Ortak elektrik hattından beslenme halinde değerlendirme daha hassas hale gelir. Ortak altyapı üzerinden enerji kullanımı diğer maliklerin haklarını etkileyebilir ve teknik kapasite analizi zorunlu hale gelir.

Bu noktada şeffaf ölçüm sistemi ve teknik rapor uygulaması uyuşmazlık riskini azaltan temel unsurlardır. Bazı sitelerde daha güvenli çözüm olarak toplu şarj altyapısı modeli uygulanmaktadır. Bu modelde ortak yatırım yapılır, proje hazırlanır ve tüketim ayrı ölçüm sistemleri ile hesaplanır. Hukuki açıdan en öngörülebilir yöntemlerden biridir.

Yangın Riski ve Teknik Güvenlik Değerlendirmesi

Şarj istasyonlarına karşı en sık ileri sürülen itiraz güvenlik ve yangın riskidir. Elektrikli araç şarjı uzun süre yüksek akım çektiği için altyapı kapasitesinin aşılması, eski tesisatın ısınması, kaçak akım koruma sisteminin bulunmaması veya sigorta sisteminin teknik olarak yetersiz kalması gibi riskler ortaya çıkabilir. Ancak hukuki açıdan önemli olan husus şudur: Yangın riski soyut bir ihtimal değil; teknik raporla ispatlanabilir bir durumdur.

Bağımsız bilirkişi incelemesi sonucunda somut risk tespit edilirse müdahale hukuken savunulabilir hale gelir. Buna karşılık genel ve belirsiz güvenlik endişeleri mülkiyet hakkını sınırlamak için yeterli değildir. Sigorta poliçeleri ve yangın yönetmeliği teknik standartları da bu değerlendirmede dikkate alınmalıdır.

Yönetimin Yetkileri ve Müdahale Sınırı

Kat malikleri kurulu ortak alanların korunması amacıyla teknik düzenleme yapabilir.

Proje sunulmasını isteyebilir, elektrik mühendis raporu talep edebilir, sigorta zorunluluğu getirebilir ve teknik güvenlik şartları koyabilir. Bu tür düzenlemeler hukuka uygundur. Ancak mutlak ve genel bir yasak kararı verilmesi her durumda geçerli değildir. Yönetim planında yasak hükmü bulunsa bile bu düzenleme kanuna aykırı olamaz, ölçülülük ilkesine aykırı uygulanamaz ve mülkiyet hakkının özünü ortadan kaldıramaz. Yönetim kararları yargı denetimine tabidir.

İhtilaf, Müdahale ve Sorumluluk Boyutu

Şarj istasyonunun izinsiz kurulması halinde yönetim müdahale edebilir; ancak müdahalenin hukuki sınırları vardır.

Yönetimin elektriği kesmesi veya cihazı fiziksel olarak sökmesi hukuki sorumluluk doğurabilir ve mülkiyet hakkına müdahale tartışması yaratabilir.

Kurulum sırasında ortak alana zarar verilmesi halinde zarar veren malik sorumlu olacaktır. Eski hale getirme ve tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Şarj sistemi nedeniyle üçüncü kişilerin zarar görmesi durumunda ise teknik kusuru bulunan taraf sorumlu olacaktır.

Uyuşmazlık halinde taraflar sulh hukuk mahkemesine başvurabilmektedirler. Mahkeme çoğu durumda teknik bilirkişi incelemesi yaptırır ve karar büyük ölçüde bu teknik rapora dayanmaktadır.

Hukuki Risk Dengesi ve Olası Sonuçlar

Şarj istasyonu kurulumu konusunda tarafların hukuki pozisyonu somut olayın teknik ve hukuki şartlarına göre şekillenir. Kurulum yapan kat maliki açısından en güçlü savunma, sistemin bireysel sayaçtan beslenmesi, teknik standartlara uygun olması ve ortak alan üzerinde fiili bir zarar oluşturmamasıdır. Bu koşullar sağlandığında mülkiyet hakkı lehine güçlü bir koruma alanı oluşur ve sırf çoğunluk itirazı ile engelleme yapılması her durumda hukuken geçerli sayılmaz.

Buna karşılık şikayet eden veya itiraz eden kat maliki açısından güçlü pozisyon, teknik kapasite yetersizliğinin belgelenmesi, ortak alanın zarar görmesi veya somut yangın riskinin teknik raporla ortaya konulmasıdır. Soyut güvenlik endişeleri tek başına yeterli değildir; iddianın teknik ve hukuki delille desteklenmesi gerekir.

Uyuşmazlık halinde mahkemeler genellikle teknik bilirkişi raporuna dayanarak karar verir. Bu nedenle tarafların pozisyonunu belirleyen temel unsur çoğu zaman belge, proje ve teknik uygunluk olacaktır.

Sonuç Olarak;

Elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu kat mülkiyeti hukukunda otomatik olarak yasaklanan bir uygulama değildir; ancak mutlak bir serbesti de söz konusu değildir. Değerlendirme her somut olayın teknik ve hukuki koşullarına göre yapılmalıdır.

Şarj sisteminin bireysel elektrik sayacından beslenmesi, teknik standartlara uygun kurulması ve ortak alan üzerinde fiili bir değişiklik veya zarar oluşturmaması halinde diğer kat maliklerinin engelleme hakkı zayıflamaktadır. Bu durumda sırf çoğunluk kararı veya soyut güvenlik endişesi ile yasaklama yapılması hukuken güçlü bir zemine dayanmayabilir.

Buna karşılık ortak altyapıya müdahale edilmesi, teknik kapasitenin yetersiz olması veya bağımsız bilirkişi raporuyla somut bir güvenlik riskinin ortaya konulması halinde kat malikleri kurulunun müdahale ve sınırlama yetkisi gündeme gelir. Bu tür durumlarda alınacak kararların teknik veriye ve ölçülülük ilkesine dayanması gerekir.

Dolayısıyla bu uyuşmazlıklarda temel ayrım; hukuka aykırı bir uygulamayı engelleme hakkı ile hukuka uygun ancak sınırlandırılabilir bir kullanıma müdahale arasındaki dengedir. Çözüm çoğunluk refleksiyle değil, teknik uygunluk ve hukuki değerlendirme üzerinden şekillenmelidir.

Kanaatimizce elektrikli araç şarj altyapısı modern yaşamın doğal bir gereğidir. Ancak bu ihtiyaç sınırsız değildir. Mülkiyet hakkı korunmalı, ortak alan güvenliği ve yapı statiği de aynı derecede dikkate alınmalıdır. Teknik standartlara uygun, bireysel sayaçtan beslenen ve ortak alan bütünlüğünü fiilen bozmayan kurulumların korunması gerektiği; buna karşılık altyapıyı zorlayan veya güvenliği tehlikeye atan uygulamaların sınırlandırılabileceği kanaatindeyiz. Burada belirleyici unsur kararın teknik veriye dayanması ve keyfi uygulamadan uzak olmasıdır. Bu tür uyuşmazlıklarda değerlendirme yapılırken yalnızca kanuni düzenlemeler değil, aynı zamanda ölçülülük ve hakkaniyet ilkesi de gözetilmelidir. 

Bu metin genel hukuki değerlendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ancak uygulamada elektrik kaynağı, teknik altyapı ve ortak alan etkisi gibi unsurlar somut olayda farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, şarj sistemi kurulumu ya da buna bağlı yapılan itirazların hukuki risklerinin özel olarak değerlendirilmesi için uzman hukuki destek alınması önem arz etmektedir. 

Av. Nihal Sarpyalçın